ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:1992/2 (Siyasî
Parti-Kapatma)
Karar Sayısı:1994/1
Karar Günü:10.2.1994
R.G.
Tarih-Sayı:10.04.1994-21901
DAVACI
: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
DAVALI
: Yeşiller Partisi
DAVANIN
KONUSU : Anayasa Mahkemesi'nin 15.10.1991 gün ve Esas 1991/5, Karar 1991/6
sayılı ihtar kararının Parti'ye tebliğinden başlayarak yasal süresi içinde,
2820 sayılı Siyasî Partiler Yasası'nın 73. ve 74. maddelerindeki yükümlülüğü,
gerçeği yansıtır ve eksiksiz biçimde yerine getirmeyen Yeşiller Partisi'nin
aynı Yasa'nın 104. maddesi gereğince kapatılmasına karar verilmesi istemidir.
I-
İDDİANAME
Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 7.12.1992 günlü, SP.24.Hz.1991/83 sayılı
iddianamesinde aynen:
"A-
Konuya İlişkin Yasal Düzenleme
2820
sayılı Siyasî Partiler Kanunu'nun 73/3 maddesi, "parti merkezi ve bağlı
ilçeleri de kapsamak üzere iller teşkilatı her bütçe yılını izleyen Nisan ayı
sonuna kadar, bir evvelki yıla ait uygulama sonuçlarını gösteren kesinhesaplarını
hazırlarlar. İller teşkilatından gönderilenler ve parti merkezine ait olan
kesinhesaplar, Merkez Karar ve Yönetim Kurulunca incelenerek karara bağlanır ve
birleştirilirler", 74. maddesi "... karara bağlanarak birleştirilmiş
bulunan kesinhesap ile parti merkez ve bağlı ilçeleri de kapsayan iller
teşkilatının kesinhesaplarının onaylı bir örneğini Haziran ayı sonuna kadar
Anayasa Mahkemesi'ne ve bilgi için Cumhuriyet Başsavcılığı'na vermek
zorundadırlar." hükmünü içermektedir.
Aynı
Yasa'nın 104. maddesinde, "Bir siyasî Parti'nin, bu Kanun'un dördüncü
kısmında yer alan maddeler hükümleri dışında kalan emredici hükümleriyle diğer
kanunların siyasî partilerle ilgili emredici hükümlerine aykırılık halinde
bulunması sebebiyle, o parti aleyhine Anayasa Mahkemesi'ne Cumhuriyet
Başsavcılığı'nca resen yazı ile başvurulur.
Anayasa
Mahkemesi, söz konusu hükümlere aykırılık görürse bu aykırılığın giderilmesi
için ilgili siyasî parti hakkında ihtar kararı verir. Bu karar, o siyasî Parti
Genel Başkanlığı'na yazılı olarak bildirilir. Bu yazının tebliği tarihinden
itibaren altı ay içinde aykırılık giderilmediği takdirde, Cumhuriyet Başsavcısı
Anayasa Mahkemesi'ne bu siyasî partinin kapatılması için resen dava açar."
hükmüne yer verilmiştir.
B-
Olayın Gelişimi ve İstemin Gerekçesi
b)
Sözü edilen örgütlerin hesaplarını da kapsayacak biçimde düzenlenmesi gereken
birleşik kesinhesabı,
c)
Anayasa Mahkemesi'ne verilen iki ayrı içerikli genel merkez kesinhesabından
birinde gelirler 2.339.700.- TL., giderler 2.260.576.-TL. ve 1989 yılına
devreden nakit mevcudunun 79.124.- lira gösterilmesine karşın, diğerinde genel
merkez gelir ve giderlerinin birbirine denk biçimde 2.160.731.-TL. olduğunun ve
gelecek yıla devreden nakit mevcudu bulunmadığının bildirilmesi karşısında,
gerçek durumu gösteren genel merkez hesabını,
d)
Genel Merkez ile iller örgütü hesaplarının birleştirilerek kabulüne ilişkin,
Parti'nin yetkili organınca alınması gereken kararı,
vermediği"
anlaşılmıştır.
Yasa'ya
aykırılığı, tanınan sürelere rağmen gidermeyen davalı siyasî partiye, 2820
sayılı Yasa'nın 104. maddesi gereğince ihtar kararı verilmesi için Cumhuriyet
Başsavcılığımızca yapılan başvuru üzerine Yüksek Mahkemenizce verilen
15.10.1991 gün ve E.1991/5 (S.P.İhtar), K. 1991/6 sayılı ihtar kararı, parti adına
tebligatı almaya yetkili Merkez Yönetim Kurulu üyesi Ertuğrul Şenoğlu imzasına
19.2.1992 tarihinde tebliğ edildiği halde altı aylık yasal süre içinde Yasa'ya
aykırılık giderilmemiştir.
Malî
denetiminin düzenli bir biçimde yapılmasına olanak sağlamak durumunda olan
davalı Siyasî Parti'nin, Yasa'nın buyurucu hükümlerine uymadığı saptanmıştır.
Sonuç
:
Yukarıda
açıklanan nedenlerle, 2820 sayılı Siyasî Partiler Kanunu'nun 73. ve 74.
maddeleri buyurucu hükümlerine ve Yüce Mah kemenizin 15.10.1991 gün, E.1991/5
(Siyasî Parti-İhtar) ve K.1991/6 sayılı kararına rağmen 1988 yılı kesinhesabını
Yasa'ya uygun bir biçimde düzenleyerek vermeyen davalı siyasî Parti'nin anılan
Yasa'nın 104. maddesi uyarınca kapatılmasına karar verilmesini arz ve talep
ederim" denilmiştir.
II-
DAVALI PARTİNİN ÖN SAVUNMASI
Yeşiller
Partisi'nin 17.2.1993 günlü ön savunmasında ise aynen :
"Hukukun
üstünlüğüne inanan Yeşiller Partisi, 2820 sayılı Siyasî Partiler Kanunu'nun 73.
ve 74. maddelerindeki yükümlülüğünü, Yüksek Mahkemenizin 15.10.1991 gün ve
E.1991/6 sayılı ihtar kararının tebliğinden itibaren Tüzüğümüzün ve Siyasî
Partiler Yasası'nın ona verdiği yetkiler dahilinde eksiksiz yerine getirmiştir.
1-
15.10.1991 tarihli ihtar kararınızın tebliğinden tam bir gün sonra, 16.10.1991
tarih 1/10/Pİ sayıyla ve Genel Başkan seçildikten tam bir (1) ay sonra bütün il
ve ilçelerden 1990, 1991 ve daha önceki yıllarda varsa eksik kesinhesapları
yollamaları yönünde yazışma yapılmıştır.
2-
Kesinhesapların bir iki ilçenin ısrarlı yollamaması veya eksik yollaması
üzerine 9.12.1991 tarih 2/12/Pİ sayılı yazışmayla il ve ilçeler tekrar
uyarılmış, Malî Sorumlu Suat Pınar'ın 26.12.1992 tarihli tafsilatlı ve
ayrıntılı açıklamasına da cevap alınamamıştır. İl ve İlçe yetkilileri ne istifa
etmiş ne de gelir-gider hesaplarını yollamışlardır. İstifa eden Fethiye ilçesi
dışındadır.
3-
Gelmeyen hesapların eski Genel Başkan'ın dosyalarının arasında olacağı
düşüncesiyle 6.3.1992 tarih 18/3/Pi sayılı yazıyla hem genel Başkana hem de
yollamamakta ısrar eden bütün il ve ilçelere APS olarak tekrar uyarı
yapılmıştır. Gerekli yanıt alınmamıştır.
4-
Sayın Anayasa Mahkemesi Başkanlığı, bir partinin kongrede onaylanmış tüzüğü,
kongrelerce ibra edilmiş eski yönetimlerin tekrar Büyük Kongre tarafından
suçlanabileceğini düşünüyorum. Ülkemizin saygı ve hukukun üstünlüğünü ilke
edinmiş Cumhuriyet Savcılarının suçlamalarını ne kadar haklı buluyorsam kendi
çabalarımın ve yönetim kademesindeki son seçimle gelmiş partili arkadaşlarımın
çabalarını da o kadar saygın yerinde ve titizlikle son ana kadar yerine
getirdiğine inanıyorum.
Eski
yönetimler tarafından adresleri bile yazışmayla tesbit edilmemiş kayıtları
yapılmamış il ve ilçelerin yerlerinin tesbitinin bile ne kadar zaman aldığını
takdir edersiniz. Sorumluluğumuzun idraki ile MYK'nu Parti Tüzüğümüzün Md. 10
"Yılda en az iki kez olağan toplanır" hükmüyle, 26.6.1992 tarihinde
ikinci toplantıyı bütün bu olumsuzlukları tartışmak üzere Bursa'da toplantıya
çağırdım. Yine madde 10 gereğince o anki mevcut saltçoğunlukla üç (3) kişiden
oluşan Malî Komisyon kurulması kararı alınmıştır. Bütün il ve ilçelerle
ellerindeki adres ve imkanlarla telefon ve giderek incelemeye çalışan Malî
Komisyon sonunda kanunî hakları olan "İstifa"yı Genel Başkana
vermişler ve istifa tarafımızdan kabul edilmiştir. Gerekçe olarak "Hukuki
sorumluluğu büyük olan bu vazifeyi istesek de yerine getiremeyebiliriz. Çünkü
karşımızda duyarsız kalan il ve ilçelerle adresleri tesbit edilemeyen ilçeler
bulunmaktadır."
Malî
işlerden sorumlu Suat Pınar Noterlik kanalıyla istifasını yollamıştır. (45518
sayı 9 Aralık 1992) Kadıköy İkinci Noterliğinden 17 Aralık 1992 tarih ve 57513
sayılı yazıyla istifasının kabulünün yanında varsa eski ve yeni bütün evrakların
iki imzalı tutanakla Genel Başkanlığa iletmesi istenmiş, cevap verilmemiş,
evraklar teslim edilmemiştir. Suat Pınar Malî İşlerden sorumlu olduğu dönemde
eski yönetimin kendilerine gerekli evrakları resmi olarak verilmediği
gerekçesiyle, ilk seçildiği tarihte Noterden protesto çektiğini bildirmiştir.
Bunun
üzerine Parti'nin hesaplarını mesleki intizam içinde yapması için ücretli
olarak eski yönetimler tarafından çalıştırılan Muhasebeci 1965 doğumlu Kenan
Ak'a durumun aciliyeti nedeniyle 24 Aralık 1992 tarih 60194 sayılı noterlik
yazısıyla elindeki ve bu güne kadar gelen, gelir-gider hesaplarını, derhal ve
acilen Anayasa Mahkemesi'ne verebilmesi için yetki verilmiştir.
Sayın
Anayasa Mahkemesi Başkanlığı,
Seçildiğim
günden bu güne kadar, olağan ve iki olağanüstü kongrelerde ibra edilmiş eski
başkan ve MYK üyelerinden, 30.1.1993 son MYK toplantısına kadar, MYK'na, bana
ve Ankara irtibat bürosuna gerekli evraklar verilmemiş ve gerekli açıklama
yapılmamıştır.
Hukukun
üstünlüğüne inanan yönetimimiz, gerekli bütün çabalara ve bütün maddi
zorluklara rağmen vazifesini yerine getirmiş olmanın huzuruyla bu cevabi yazıyı
yolluyorum. Savunmanın mantığı bu yolladığım üç sayfanın içindedir.
30.1.1993
tarihinde toplanan MYK 2. olağan kongre kararı almıştır. Kongre kararının
yanında gelir-gider hesaplarını yollamayan il ve ilçelerin MYK ile ilişkisinin
kesilmesinin kararını alarak bir anlamda o ilçeleri "fesh" etmiştir.
SPY'nın verdiği yetkiye dayanarak il ve ilçeler hakkında suç duyurusu
yapılmıştır.
Sayın
Anayasa Mahkemesi Başkanlığı, Türkiye Cumhuriyeti'nin yetkili mercileri
tarafından ve yerel savcılıklardan ve il ve ilçe seçim kurullarından fesih
edilen ilçelerden adresleri ve neden gelir-gider hesaplarını yollamadıklarının
yönündeki yazılı taleplerimin yaptığım suç duyurusu sonuç verinceye kadar ve
Haziran ayında yapılacak olağan ikinci Yeşiller Partisi Kongresine partinin
eski yöneticileri hakkında vereceği karara kadar, Demokrasi'nin vazgeçilmez
kurumlarından biri olan Türk Siyasî hayatına renk ve önemli mesajlar veren
Yeşiller Partisi'nin kapatılması yönünde vereceğiniz kararın, haksızlıklar ve
yaralar açmamasını ve siyasî partiler tarihimizde olumsuz ve bütün iyi niyetine
ve çabasına rağmen çağdaş vatanseverlik örneği veren bir parti de maalesef
kapatılmıştır dip notuna, ülkemizin muhatap olmamasını diliyor, hukukun
üstünlüğüne ve demokrasiye ve vicdanımın sesine inanarak ümitvar olmaya devam
ederken saygılarımı, ilginizden dolayı teşekkürlerimi sunuyorum"
denilmektedir.
III-
YARGITAY BAŞSAVCILIĞININ ESAS HAKKINDAKİ GÖRÜŞÜ
Ön
savunmada ileri sürülen hususlara karşı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 3.3.1993
günlü esas hakkında görüşü aynen şöyledir:
"A-
Dava Konusuyla İlgili Yasal Düzenleme
2820
sayılı Siyasî Partiler Kanunu'nun 73/3. maddesi, "Parti merkezi ve bağlı
ilçeleri de kapsamak üzere iller teşkilatı her bütçe yılını izleyen Nisan ayı
sonuna kadar, bir evvelki yıla ait uygulama sonuçlarını gösteren
kesinhesaplarını hazırlarlar. İller teşkilatından gönderilenler ve parti
merkezine ait olan kesinhesaplar, Merkez Karar ve Yönetim Kurulu'nca
incelenerek karara bağlanır ve birleştirilir. "74. maddesi" Siyasî
Partilerin genel başkanları, karara bağlanarak birleştirilmiş bulunan
kesinhesap ile parti merkez ve bağlı ilçeleri de kapsayan iller teşkilatının
kesinhesaplarının onaylı birer örneğini Haziran ayı sonuna kadar Anayasa
Mahkemesi'ne ve bilgi için Cumhuriyet Başsavcılığı'na vermek
zorundadırlar." hükmünü içermektedir.
Aynı
Yasa'nın 104. maddesinde, "bir siyasî partinin, bu Kanunun dördüncü
kısmında yer alan maddeler hükümleri dışında kalan emredici hükümleriyle diğer
kanunların siyasî partilerle ilgili emredici hükümlerine aykırılık halinde
bulunması sebebiyle, o parti aleyhine Anayasa Mahkemesi'ne Cumhuriyet
Başsavcılığı'nca resen yazı ile başvurulur.
Anayasa
Mahkemesi, söz konusu hükümlere ayrılık görürse bu aykırılığın giderilmesi için
ilgili siyasî parti hakkında ihtar kararı verir. Bu karar, o siyasî parti genel
başkanlığına yazılı olarak bildirilir. Bu yazının tebliği tarihinden itibaren
altı ay içinde aykırılık giderilmediği takdirde, Cumhuriyet Başsavcısı Anayasa
Mahkemesi'ne bu siyasî partinin kapatılması için resen dava açar." hükmüne
yer verilmiştir.
B-
Yasal Düzenleme Karşısında Davalı Siyasî Partinin Konumu
Anayasa
Mahkemesi'nce; Yeşiller Partisi'nin 1988 yılı kesinhesabının esastan
incelenmesi sırasında; "Ankara, İstanbul, Bursa, İzmir, İçel, Balıkesir,
Altalya illeriyle bu illerin kimi ilçelerine, ayrıca Bodrum ve Marmaris
ilçelerine genel merkezden alındı belgelerinin gönderildiği saptanmış olduğundan;
adı geçen Parti'den 1988 yılında hangi il ve ilçelerde örgüt kurulduğunun ve
özellikle yukarıda belirtilen il ve ilçelerde örgüt kurulup kurulmadığının,
kurulmuşsa kuruluş tarihlerinin sorulmasına, örgüt kurulmuşsa bağlı ilçelerini
de kapsayan iller örgütü kesinhesabı ile birlikte birleştirilmiş kesinhesabın
en kısa zamanda Anayasa Mahkemesi'ne gönderilmesinin istenmesine"
13.3.1990 gün ve 1989/10 (Siyasî Parti Malî Denetim) sayı ile karar verilmiş,
bu karar gereğinin yerine getirilmesi için 12.6.1990 gün ve 1989/10 (S.P.M.D.)
sayılı kararla adı geçen partiye otuz gün süre tanınmış, buna rağmen karar
gereğinin yerine getirilmemesi üzerine, "1988 yılında taşra örgütü
bulunduğu halde yalnız genel merkez hesabını Anayasa Mahkemesi'ne gönderen, iki
kez süre verilerek istenmesine karşın taşra örgütü hakkında gerekli bilgileri
ve örgüt kurulan iller kesinhesap çizelgeleri ile birleştirilmiş kesinhesap
çizelgelerini vermeyen Yeşiller Partisi hakkında 2820 sayılı Yasa gereğince
işlem yapılmak üzere Cumhuriyet Başsavcılığı'na duyuruda bulunulmasına..."
11.9.1990 gün ve 1989/10 (S.P.M.D.) sayı ile karar verilmiştir.
Anayasa
Mahkemesi'nin anılan kararlarında değinilen eksikliklerin giderilmesi
Cumhuriyet Başsavcılığımızca davalı siyasî partiden 25.9.1990 gün ve SP.Muh.1990/65
sayılı yazı ile istenmiştir.
Buna
rağmen, Yüksek Mahkemenizin 29.5.1991 gün ve 1989/10 (S.P.M.D.) sayılı
kararında belirtildiği üzere, davalı siyasî partinin;
"a)
Balıkesir ili Burhaniye ilçesinde, İzmir ve İstanbul illerinde 1988 yılında örgüt
kurulmasına karşın bunlara ilişkin çizelgelerle, İçel ilinin onaylı
çizelgesini,
b)
Sözü edilen örgütlerin hesaplarını da kapsayacak biçimde düzenlenmesi gereken
birleşik kesinhesabı,
c)
Anayasa Mahkemesi'ne verilen iki ayrı içerikli genel merkez kesinhesabından
birinde gelirler 2.339.700.-TL., giderler 2.260.576,.-TL. ve 1989 yılına
devreden nakit mevcudunun 79.124.-lira gösterilmesine karşın diğerinde genel
merkez gelir ve giderlerinin birbirine denk biçimde 2.160.731.-TL. olduğunun ve
gelecek yıla devreden nakit mevcudu bulunmadığının bildirilmesi karşısında,
gerçek durumu gösteren genel merkez hesabını,
d)
Genel Merkez ile iller örgütü hesaplarının birleştirilerek kabulüne ilişkin,
Parti'nin yetkili organınca alınması gereken kararı, vermediği" anlaşılmıştır.
Yasa'ya
aykırılığı, tanınan sürelere rağmen gidermeyen davalı Siyasî Parti'ye 2820
sayılı Yasa'nın 104. maddesi gereğince ihtar kararı verilmesi isteğiyle
Cumhuriyet Başsavcılığımızca yapılan başvuru üzerine Yüksek Mahkemenizce
verilen 15.10.1991 gün ve E.1991/5 (S.P.İhtar), K.1991/6 sayılı ihtar kararı,
parti adına tebligatı almaya yetkili MYK üyesi Ertuğrul Şenoğlu imzasına
19.2.1992 tarihinde tebliğ edildiği halde altı aylık yasal süre içinde ve halen
Yasa'ya aykırılık giderilmemiştir.
C-
Hukukî Değerlendirme
İhtar
kararının tebliğinden sonra, Parti Genel Başkanlığı'nca ihtara konu olan
eksikliklerin giderilmesi yolunda ilgili il ve ilçe teşkilatlarıyla yazışma
yapılmış olması, Yasa'nın buyurucu hükümlerinin yerine getirildiği anlamını
taşımaz. Yazışma yapılan il ve ilçe örgütlerinden olumlu yanıt ve bilgi
alınamaması, davalı partinin iç sorunu olup bir aksaklık varsa, Yasa'nın
verdiği yetki çerçevesinde gerekli önlemlerin zamanında alınması, partinin
yetkili organlarına düşen bir görevdir.
Malî
denetiminin düzenli bir biçimde yapılmasına olanak sağlamak durumunda olan
davalı siyasî partinin Yasa'nın buyurucu hükümlerini, aradan geçen süreye
rağmen yerine getirmediği saptanmıştır.
Sonuç:
Yukarıda yasal dayanakları ve gerekçesi açıklandığı üzere, 2820 sayılı Siyasî
Partiler Kanunu'nun 73. ve 74. maddeleri buyurucu hükümlerine ve Yüksek
Mahkemenizin 15.10.1991 gün E.1991/5 (Siyasî Parti-İhtar) ve K.1991/6 sayılı
kararına rağmen 1988 yılı kesinhesabını, yasaya uygun bir biçimde düzenleyerek
vermeyen davalı Siyasî Parti'nin anılan Yasa'nın 104. maddesi gereğince
kapatılmasına karar verilmesini arz ve talep ederim." denilmektedir.
IV-
DAVALI SİYASİ PARTİNİN ESAS HAKKINDAKİ SAVUNMASI
Cumhuriyet
Başsavcılığı'nın esas hakkındaki görüşlerine karşı davalı Yeşiller Partisi'nin
24.3.1993 günlü savunma yazısında özetle:
Kendilerine
gönderilen yazı üzerine "oluşturdukları evrak toplama ve tasnif
komisyonunun verdiği belgeler sonucunda 1988 yılı gelir gider hesabının
ekte" sunulduğu,
1988
yılında Beşiktaş ve Bodrum ilçelerinin yolladığı onaylı belgelerden,
gelir-gider hesabının olmadığının saptandığı,
Feshedilen
Mersin ili ve Bakırköy ilçeleriyle yapılan yazışmaların en kısa zamanda
sonuçlanacağı ve gelir-giderleri varsa ek bütçe olarak en kısa zamanda yollanacağı,
Atanmış
ancak yasal işlemleri tamamlanmamış olan; İzmir, Ankara, Bursa ve Balıkesir
illeriyle Burhaniye ilçesinin MYK tarafından onanmış 1988 yılı gelir-gider
birleşik hesaplarının ekte olduğu,
1990
yılı bütçesinin, Mart ayının vergi sıkışıklığı ve bayram tatili olması
nedeniyle, iki haftalık bir gecikmeyle gönderileceği,
Hukukun
üstünlüğüne inanan Yeşiller Partisi'nin geçmişe yönelik tüm biçim hatalarını
düzeltmeye kararlı olduğu, Yüce Mahkemenin adaletli davranacağına emin olarak
kendilerine sözlü bir savunma hakkı verilmesini istedikleri,
belirtilmiştir.
V-
DAVALI PARTİ TEMSİLCİSİNİN SÖZLÜ AÇIKLAMASI VE EK SAVUNMASI
Anayasa
Mahkemesi'nin 27.4.1993 günlü, 1992/2 sayılı kararı uyarınca, Yeşiller Partisi
Genel Başkanı Aydın AYAS 21.5.1993 günü, partisi adına sözlü açıklamalarda
bulunmuştur.
1991
yılından beri Yeşiller Partisi Genel Başkanı olduğunu belirten Aydın AYAS
açıklamalarında:
Yeşiller
Partisi'nin ülkedeki inanılmaz doğal çevre ve politik kirliliği gidermek
amacıyla 1988 yılında kurulduğunu, partilerinin bireyin özgürlüğünün sınırsız
olmasını isterken, maddeten ve manen gelişen insanların toplumun ilerlemesine
yol açacağını savunduğunu ve bireysel yaratıcılığın en büyük zenginlik olduğuna
inandığını, somut olarak bireye dayanmayan hiçbir siyasal, ekonomik ya da
sosyal sistemin başarılı olamıyacağını deklare ederek alternatif bir siyasal
hareket olma çabasını verdiğini ve vermeye çalıştığını belirttikten sonra
aynen:
"Partimizin
hedefi, ülkemizin insanları ve onun gelecek nesillerine ekolojik, ekonomik ve
sosyal bakımdan gelişmiş toplumların yaşam ortamını hazırlamak olarak
belirlenmiştir. 1988 yılında bireyin özgürlüklerini yok sayan ve
demokratikleşmeyi geciktirici girişimlerin zaman içinde demokrasiyi kaldıracağı
inancı, özgür bireylerin birlikte bir çatı altında Yeşiller Partisi olarak
mücadele vermesini gerektirmiştir.
Bu
güzel ideallerle bir araya gelen fedakâr insanlar, öz gürlüklerin sınırsız
olmasını isterken, insanların kendi davranış ve sorumluluklarının bilincinde
olmalarını da talep etmiştir. Bireysel ve toplumsal ahlak ve erdemlerin
gelişmesi için de sabırlı ve dikkatli davranmaya çalışırken bazen de zaman
bulamadığı için şekil hatası yaptığını -bunu samimiyetimizle ve sizin
samimiyetinize inanarak söylüyorum- kesin olarak farkına varamadık, şekil
hatası yaptığımızın kesin olarak farkına varamadık. Çünkü son derece sorumluluk
duyan arkadaşlarımız vardı. Bir an evvel eylem yapmaları ve kamuoyu
oluşturmaları gerektiğine inanıyorlardı. Hepsi paraları ceplerinden verdiler,
tutanaklar hepsi benim elimde. Bir kuruşluk bir kaçık ve kayıp yoktur. İlk üç
ay içerisinde mutemet olan arkadaşın bir ufak hesap yanlışlığından dolayı
21.000.- liralık bir kayıp tahmin ediyoruz var; onun da cezasını çekmeye
hazırız; ama hiçbir suistimal ve yanlışlık yoktur ve hepsinin çok iyi niyetli
çalıştığına inanıyorum.
Çünkü
Yeşiller Partisi üyelerinin acelesi vardı. Demokrasi ve yüce değerler tahrip
edilirken doğal çevremizde inanılmaz bir hızla yok olmaktaydı. Demokrasinin
vazgeçilmez kurumlarından biri olan Türk siyasî hayatına renk katan ve başka
alternatifi bulunmayan partimizin son yönetim kurulunun önceki dönemlere ait
1988 ve 1990 bütçelelerini vermesine rağmen size bir şey daha göstermek
istiyorum. Dün en son size ek bütçe olarak sunacağımız şeyi açamadım daha, bize
1990 bütçesini Antalya dün yollayabilmiş. Bu tabiî büyük bir ihtimalle yapılan
şekil hatasının nedenlerinden bir tanesidir ve siz, 1990 yılının bütçesini 1993
yılında Genel Merkeze yolluyorsunuz diye bana da sorabilirsiniz, Antalya'ya da sorabilirsiniz;
ama dün hafta sonu gidip almak mecburiyetinde kaldım bana geleceğini bildiğim
için.
Biz,
1990 bütçelerini, bize göre çok kısa bir sürede vermek şansını bulabildik. Bu
bütçeyi vermemize rağmen bir şekil hatasından ötürü kapatılması halinde yani
partimizin, yaptığı şekil hatasından dolayı kapatılması nedeniyle -ama şuna da
inanıyoruz ki, hukukun üstünlüğüne de inanıyoruz, hukukun bir normlar, ilkeler
birlikteliği olduğuna inanıyoruz, normları da şekillerin belirlediğine
inanıyoruz, fakat Türk siyasî hayatındaki Siyasî Partiler Yasası'nınki,
-Meclisteki bütün partilerin değiştirilmesini istediği Siyasî Partiler
Yasası'nın bizlerin fantazilerini, bizlerin ülkemize yararlı olabilecek
düşüncelerini bir anlamda sınırladığına da inanıyoruz. Böyle bir nedenden
dolayı kapatılması halinde dünya çevre hareketinin içinde doğması muhtemel
yanlış anlaşılmalara ve tartışmalara ülkemizin muhatap olabileceğini gözönüne
alıyoruz ve üzülüyoruz. Yani böyle bir olaya muhatap olmaması gerekirdi ülkemiz
diyoruz.
Yüce
Mahkemenizden bu davaya karşı şekil hatamızı yaptığımızı da bilerek bir jüri
gibi bakmasını, talep hakkını kendimizde buluyoruz. Hukukun üstünlüğüne
inanarak Yüce Mahkemenize saygılarımı sunuyorum.
Varsa
sorularınızı, memnuniyetle açıklamak isterim." demiştir.
Yöneltilen
sorulara; sözlü açıklamaya Ertuğrul ŞENOĞLU'nun kendisine bilgi vermesi üzerine
geldiğini, Genel Başkan olduktan sonra Anayasa Mahkemesi'nin ihtar kararını da
nazara alarak partilerinin 1988 ve 1990 yılları hesaplarının biran önce verilmesi
için tüm il ve ilçelere yazı yazdığını, bu yazılardan bir kaçına hesapları
yolladıkları yönünde yanıtlar gelince eski yönetimden bunları istediklerini,
fakat parti iç yapısındaki muhalefet nedeniyle eski yönetimin ellerindeki
evrakları kendilerine vermekten çekindiğini, ancak eski yönetimdeki
arkadaşlarının da dürüst olduklarını, kesin olarak görevlerini kötüye
kullanmıyacaklarını bildikleri için sabırlı davrandıklarını, bu arada tasnif
komisyonu kurduklarını ve bu tasnifler sırasında Bursa ilinin tutanaklarını
bulduklarını, ne var ki muhasebecinin defterlerini, kayıtlarını alamadıklarını,
kuruluş aşamasındaki bu heyacanla dosyaların ve tutanakların yerlerinin
karışması nedeniyle zaman kayıplarının olduğunu ve 1988 hesaplarını
tamamlayarak yolladıklarını,
1990
yılı bütçesinin de aynı biçimde olduğunu, sonuçta kendilerinin evrakları
topladıklarını, ancak biçim hatası yapmamak için titizlikle çalıştıklarından
bugünkü gecikmelerin olduğunu, gecikmenin siyasî partilerin içerisinde var olan
iç dinamiklerden kaynaklandığı kanısında olduğunu,
Parti
Genel Merkezi'nin irtibat adresi olarak Ankara-Yüksel Caddesini "Yüksel
Caddesi 44/6-Kızılay-Ankara" belirtiklerini, kendisinin diş hekimliği
yaptığını, Rıhtım Caddesinin de "Rıhtım Caddesi Nemlizade sokak No.4 Kadıköy-İstanbul"
Celal Ertuğ'la kendisinin klinik olarak çalıştırdıkları yer olduğunu, bunun bir
odasını da Partinin İstanbul irtibat bürosu olarak kullandıklarını, partilerin
maddî sorunlarla karşı karşıya olması nedeniyle, göreve gelmelerinden sonra yeni
antetli kağıtlar bastıramadıklarını ve eski başlıklı kağıtları kullandıklarını,
Şu
andaki geçerli adresleri olan "Başar sokak 2/16 Moda-İstanbul"un, hem
kendi özel konutunun, hem de parti genel merkezinin adresi olduğunu,
Parti'nin
ilk Genel Başkanı olan Prof. Dr. Celal Ertuğ'un partinin kuruluş tarihi olan
8.6.1988 tarihi itibariyle herhangibir yüksek öğretim kurumunda öğretim
görevlisi olarak çalışmadığını,
Kendisinin
serbest dişçi olarak çalıştığını, kendisinin nüfus kayıt örneği, savcılık temiz
kağıdı gibi kimi belgeleri tamamlayamadığı için Siyasî Partiler Yasası'nın 33.
maddesi uyarınca ilgili mercilere şu anda başvurmadığını, partilerin yapısı
gereği genelde birçoğu ev kadını olan hanımların partilerine geldiğini,
bunların hukukî prosedürü bilmediklerini, Siyasî Partiler Yasası'na göre
yapılacaklar konusunda kendilerinden bilgi istediklerini, kendilerine
şubelerden gelen evrakta eksiklikler bulunduğunu, tamamlanmasını istediklerini,
bunun da zaman kaybına neden olduğunu, sorunların maddî olanaksızlıktan
kaynaklandığını, ancak kendilerinin üzerlerine düşen görevi yapmanın huzuru
içerisinde olduklarını ve kapatılmaya katlanamayacaklarını,
Biçimsel
aykırılığın farkında ama iyi niyetli olduklarını, biçimsel koşulları yerine
getirememelerinin bir kasıttan değil, tamamen olanaksızlıklardan
kaynaklandığını,
Üyelerinin
çoğunun bayan olması gibi nedenlerle yazışmaları ve bürokratik işlemleri
gecikmeyle yerine getirebildiklerini,
Kendisi
parti dışında bir kişi olsa ve Yeşiller Partisi'nin 1992 yılı bütçesini 300 bin
lira eksiğiyle tamamladığını görse, o parti hesabına üzüleceğini, daha büyük
destek verme ihtiyacını duyacağını, içinde olunca işlerin acı olduğunu, gönüllü
bir birlikteliği yaşatmaya çalıştıklarını, çağdaş bir birey kavramını ve
güvenilir bir bireye toplumun ne kadar ihtiyacı olduğunu, pratikte ve teoride
uygulamaya sokmaya çalıştıklarını, bunun kolay bir iş olmadığını, kendilerinin
bunun içinde yaşadıklarını, insanların kalbini kırmamak, onurunu kırmamak gibi
bir takım sorumluluklarının olduğunu ve bunları yerine getirmek gerektiğini,
Dışardan
partilerine kimin nasıl baktığının kendisini ilgilendirmediğini, ancak kendisi
parti içinde olmasa ve dışardan baksaydı partilerindeki çocuklara bir altın
madalya verip, onları takdir edeceğini,
Yaptıkları
işi çok sevdiklerini ve biçim aykırılıklarının da bilincinde olarak eğer
yasaklı duruma düşmezlerse, bundan böyle Eko-liberal bir siyasî hareketin
içinde olmak istediklerini, bu siyasî hareketin ülkede liberal çağdaşlıkla,
çağdaş çerveciliğin uyum sağlıyabileceği bir konsepti içerdiğini ve doğal kimi
prosedürlerin içerisinde ne kadar zaman kaybedileceği yolundaki deneyimleri
sonucunda biraz daha profesyonel çalışma içerisinde olunması, kesinlikle biçim
hatası yapılmaması, biçim hatasının hukukun esasını oluşturduğu, bilincine
ulaştıklarını, kendisinin Yeşiller Partisi'ne girmeden önce mahkeme kapısı
bilmeyen bir insan olduğunu,
anlatmıştır.
Davalı
Parti'nin 21.5.1993 günlü ek savunmasında da, daha önceki savunması ve sözlü
açıklamalarında olduğu gibi özetle:
Yeşiller
Partisi'nin ülkenin inanılmaz doğal, çevre ve politik kirliliğini gidermek için
1988 yılında kurulduğu,
Bireysel
ve toplumsal ahlâk ve erdemlerin gelişmesi için sabırla ve dikkatle çalışırken,
bazen zaman bulunamadığı için biçim hatası yapıldığının farkına bile
varılamadığı,
Türk
siyasî hayatına renk katan ve başka alternatifi bulunmayan partilerinin son
yönetim kurulu olarak önceki dönemlere ait 1988 ve 1990 bütçelerini vermelerine
karşın bir biçim hatasından ötürü kapatılmaları durumunda, dünya çevre hareketi
içerisinde yanlış anlamalara ve tartışmalara neden olunabileceğinin gözününe
alınarak Yüce Mahkemenin davaya bir jüri gibi bakmasını istedikleri,
Hukukun
üstünlüğüne inandıkları,
Belirtilmiştir.
VI-
DAVANIN EVRELERİ
1-
Anayasa Mahkemesi 15.10.1991 gün ve E.1991/5 (Siyasî Parti-İhtar), K.1991/6
sayılı kararı ile; 11.9.1990 günlü, 1989/10 sayılı kararına karşın 1988 yılı
kesinhesabını, 2820 sayılı Siyasî Partiler Yasası'nın 73. ve 74. maddelerine
uygun olarak Anayasa Mahkemesi'ne vermeyen Yeşiller Partisi'ne aynı Yasa'nın
104. maddesi gereğince ihtar verilmesine ve karar örneklerinin adıgeçen
partinin genel merkezine de tebliğ edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na
gönderilmesine karar vermiştir.
2-
Verilen İhtar kararı, Yargıtay Cuumhuriyet Başsavcılığı'nca 19.2.1992'de parti
adına tebellûğa yetkili Yeşiller Partisi Merkez Karar Yönetim Kurulu üyesi
Ertuğrul ŞENOĞLU'na tebliğ edilmiştir.
3-
İhtar kararında belirtilen eksikliklerin davalı partice yerine getirilmemesi
üzerine durum, Anayasa Mahkemesi'nce 17.11.1992 günlü, 1589 sayılı yazı ile
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na bildirilmiştir.
4-
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 7.12.1992 günlü, SP.24.Hz.1993/83 sayılı
iddianamesi ile Anayasa Mahkemesi'nden, 2820 sayılı Siyasî Partiler Yasası'nın
73. ve 74. maddelerindeki yükümlülüğü, Anayasa Mahkemesi'nin 15.10.1991 gün ve
Esas 1991/5, Karar 1991/6 sayılı ihtar kararının tebliğinden itibaren, yasal süresi
içinde, gerçeği yansıtır biçimde ve eksiksiz olarak yerine getirmeyen Yeşiller
Partisi'nin, aynı Yasa'nın 104. maddesi uyarınca kapatılmasına karar
verilmesini istemiştir.
5-
Davanın açılması üzerine Anayasa Mahkemesi'nce 19.1.1993 gününde alınan 1992/2
(S.P.Kapatma) sayılı kararında aynen:
"1-
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca düzenlenen, Yeşiller Partisi'nin
kapatılması istemli 7.12.1992 günlü, SP.24.Hz.1991/83 sayılı İddianamesi'nin
onanlı bir örneğinin, almalarından başlayarak otuz günlük süre içinde, gerekli
görülürse dosyayı da inceleyip hazırlayacakları ön savunmayı yazılı olarak
Anayasa Mahkemesi'ne göndermeleri için adı geçen Parti Genel Başkanlığı'na
tebliğine,
2-
Verilen süre içinde ön savunma gönderilmediği takdirde savunma yapmaktan kaçınmış
sayılacaklarının yazılacak tezkere de belirtilmesine,
3-
Ön savunma geldiğinde esas hakkında düşüncelerini bildirmek üzere onanlı bir
örneğinin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine,
4-
Esas hakkındaki düşüncenin onanlı bir örneğinin, ilgili Parti'ye tebliğiyle
yine otuz gün içinde inceleyip hazırlayacakları savunmalarının istenmesine,
5-
Verilen süre içinde savunma gönderilmediği takdirde savunma yapmaktan kaçınmış
sayılacaklarının yazılacak tezkerede belirtilmesine,
6-
Anılan Parti'ye gerekli tebliğ işlemlerinin yaptırılması için karar örneğinin
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine,
19.1.1993
gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi."
denilmiştir.
6-
Anayasa Mahkemesi'nin 19.1.1993 günlü, Esas 1992/2 (Siyasî Parti-Kapatma) sayılı
kararı ve Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 7.12.1992 günlü, SP.24.Hz.1991/83 sayılı
İddianamesi, davalı Siyasî Parti'nin yetkilisi Ertuğrul ŞENOĞLU'na 18.2.1993'de
tebliğ edilmiştir.
7-
Davalı Siyasî Parti 17.2.1993 günü Anayasa Mahkemesi Başkanlığı'na ön savunmasını
vermiştir.
8-
Anayasa Mahkemesi'nin 19.2.1993 gün ve 261 sayılı yazısı üzerine, Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 3.3.1993 gün ve SP.24.Hz.1991/83 sayılı esas
hakkındaki görüşü 4.3.1993'de parti yetkilisi Ertuğrul ŞENOĞLU'na tebliğ
edilmiştir.
9-
Yeşiller Partisi Başkanlığı'nca Anayasa Mahkemesi Başkanlığı'na 29.3.1993'de
sunulan 24.3.1993 günlü savunma yazısında, gerekli açıklamalar yapıldıktan
sonra sözlü açıklama isteminde bulunulmuştur.
10-
Anayasa Mahkemesi'nce, davalı Yeşiller Partisi'nin sözlü açıklamalarının
21.5.1993 gününde dinlenilmesine, 27.4.1993 günü oybirliğiyle karar verilerek
çağrı gönderilmiştir.
11-
21.5.1993 günü, Anayasa Mahkemesi'nde davalı Siyasî Parti Genel Başkanı Aydın
AYAS'ın sözlü açıklamaları dinlenilmiştir.
12-
Yeşiller Partisi 21.5.1993'de ayrıca ek savunma dilekçesini de Anayasa
Mahkemesi'ne vermiştir.
VII-
DEĞERLENDİRME
1-
Genel Açıklama
Anayasa'nın
68. maddesinin ikinci fıkrasında "Siyasî Partiler, demokratik siyasî
hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır." ilkesine yer verildikten sonra üçüncü
fıkrasında da "Siyasî Partiler önceden izin almadan kurulurlar ve Anayasa
ve kanun hükümleri içinde faaliyetlerini sürdürürler." denilmektedir.
Siyasî
Partilere ilişkin Anayasa kuralları gözden geçirilirse Anayasakoyucunun bu
konuya özel bir önem ve değer vermiş olduğu görülür. Ancak, siyasî Partiler
Anayasa'da kamu kurumları olarak nitelenmemiştir.
Siyasal
partilerin kuruluş ve çalışmalarının özgürlük içinde olması ilkedir. Siyasî
Partiler, belli siyasal düşünce ve erekler çerçevesinde birleşen yurttaşların
özgürce kurdukları ve özgürce katılıp ayrıldıkları kuruluşlardır. Kamoyunun
özgürce oluşmasında öbür kurumlardan değişik bir ağırlığı bulunan siyasal
partiler, yurttaşların istem ve özlemlerinin gerçekleşmesine çalışan kuruluşlar
olarak siyasal katılımı somutlaştıran hukuksal yapılardır. Demokrasinin simgesi
sayılan, olmazsa olmaz koşulu olarak nitelenen siyasal partiler, özgürlük ve
hukuksallığın ulusal araçları durumundadır.
Devlet
yönetimindeki etkinlikleri ve Ulusal iradenin gerçekleşmesinde başlıca araç
oluşları nedeniyle, Anayasakoyucu, siyasal partileri öteki tüzelkişilerden
farklı görerek kapatılma nedenlerini Anayasa'nın 69. maddesinin son fıkrasında
özel biçimde düzenlemiştir.
Anayasa'nın
anılan buyurucu kuralı uyarınca 2820 sayılı Siyasî Partiler Yasası çıkarılmış;
siyasî partilerin kuruluşlarından başlayarak çalışmaları, denetimleri,
kapatılmaları konularında, belirli bir sistem içerisinde, çok ayrıntılı
kurallar getirilmiştir. Getirilen sistemde, Anayasa'da yer alan yasaklara
uymayan siyasal partilerin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca izleneceği ve
gerektiğinde Anayasa Mahkemesi'nde kapatılmaları için dava açılacağı
öngörülmüştür.
Siyasal
partilerin uyacakları esasların Anayasa'da yer alması, çalışmalarının Anayasa
ve yasa kurallarına uygunluğunun özel biçimde denetlenmesi, onların olağan bir
dernek sayılmadıklarını, demokratik yaşamın vazgeçilmez öğesi olduklarını
doğrulamaktadır. Siyasal partilerin, devlet örgütü ve kamu hizmetleriyle yoğun
ilişki içinde olmaları, onların her istediğini yapabilecekleri anlamına gelmez.
Siyasal partilerin baskı ve engellerden uzak kalmasını sağlamaya yönelik
kurulma ve çalışma özgürlüğü, Anayasa ve bu alanı düzenleyen yasalarla
sınırlıdır. Bu belirleme aynı zamanda demokratik hukuk devleti olmanın da bir
gereğidir. Nitekim Anayasa'nın ikinci maddesinde "Türkiye
Cumhuriyeti...demokratik... bir hukuk Devletidir." denilmektedir.
2-
Anayasa ve Siyasî Partiler Yasası'nın İlgili Kuralları
Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığı'nca davalı Siyasî Parti'nin, 2820 sayılı Siyasî
Partiler Yasası'nın 73. ve 74. maddelerindeki yükümlülüğü, Anayasa
Mahkemesi'nin ihtar kararına rağmen yerine getirmemesi nedeniyle aynı Yasa'nın
104. maddesi uyarınca kapatılması istenilmiştir.
Siyasî
partilerin uyacakları esaslar Anayasa'nın 69. maddesinde belirlenmiştir. 69.
maddenin dördüncü fıkrasında "Siyasî partilerin malî denetimi Anayasa
Mahkemesi'nce yapılır.", son fıkrasında "Siyasî partilerin kuruluş ve
faaliyetleri, denetleme ve kapatılmaları yukarıdaki esaslar dairesinde kanunla
düzenlenir." denilmiştir.
Siyasî
partilerle ilgili esasları düzenleyen 2820 sayılı Siyasî Partiler Yasası'nın:
Parti
bütçeleri ve kesinhesabı düzenleyen 73. maddesinde:
"Siyasî
partilerin, bağlı ilçeleri de kapsamak üzere iller teşkilatı ayrı ayrı gelir
tahminlerini ve gider miktarlarını gösteren bir yıllık bütçe hazırlarlar ve
ilgili takvim yılından önceki Ekim ayı sonuna kadar genel merkeze gönderirler.
Bu bütçeler ile aynı süre içinde hazırlanacak genel merkez bütçesi en geç ilgili
takvim yılından önceki Aralık ayı sonuna kadar Parti Merkez Karar ve Yönetim
Kurulunca incelenir ve karara bağlanır.
Siyasî
partilerin hesapları bilanço esasına göre düzenlenir.
Parti
merkezi ve bağlı ilçeleri de kapsamak üzere iller teşkilatı her bütçe yılını
izleyen Nisan ayı sonuna kadar, evvelki yıla ait uygulama sonuçlarını gösteren
kesinhesaplarını hazırlarlar. İller teşkilatından gönderilenler ve parti
merkezine ait olan kesinhesaplar, Merkez Karar ve Yönetim Kurulunca incelenerek
karara bağlanır ve birleştirilir.
Siyasî
partilerin bütçeleri, bilançoları, gelir ve gider cetvelleri ile
kesinhesaplarının nasıl düzenleneceği partilerin içyönetmeliklerinde
gösterilir."
Anayasa
Mahkemesi'nce yapılacak malî denetim -kesinhesabın gönderilmesini düzenleyen 74.
maddesinde:
"Siyasî
partilerin genel başkanları, karara bağlanarak birleştirilmiş bulunan
kesinhesap ile parti merkez ve bağlı ilçeleri de kapsayan iller teşkilatının
kesinhesaplarının onaylı birer örneğini Haziran ayı sonuna kadar Anayasa
Mahkemesine ve bilgi için Cumhuriyet Başsavcılığına vermek
zorundadırlar.",
Diğer
nedenlerle dava açılmasını düzenleyen 104. maddesinde de:
"Bir
siyasî partinin, bu Kanunun dördüncü kısmında yer alan maddeler hükümleri
dışında kalan emredici hükümleriyle diğer kanunların siyasî partilerle ilgili
emredici hükümlerine aykırılık halinde bulunması sebebiyle, o parti aleyhine
Anayasa Mahkemesine Cumhuriyet Başsavcılığınca resen yazı ile başvurulur.
Anayasa
Mahkemesi, söz konusu hükümlere aykırılık görürse bu aykırılığın giderilmesi
için ilgili siyasî parti hakkında ihtar kararı verir. Bu karar, o siyasî parti
genel başkanlığına yazılı olarak bildirilir. Bu yazının tebliği tarihinden
itibaren altı ay içinde aykırılık giderilmediği takdirde, Cumhuriyet Başsavcısı
Anayasa Mahkemesine bu siyasî partinin kapatılması için re'sen dava açar."
denilmektedir.
Bu
arada Anayasa'nın 10. maddesinin "Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî
düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım
gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Hiçbir
kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet
organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine
uygun olarak hareket etmek zorundadırlar." içeriğinin de gözönünde
bulundurulması gerekir.
3-
Davalı Partinin Durumu :
Davalı
Yeşiller Partisi, 2820 sayılı Siyasî Partiler Yasası'nın 73. ve 74. maddeleri
uyarınca vermesi gereken 1988 yılı kesinhesabını süresinde verememiştir.
Öncelikle,
davalı partiye Anayasa Mahkemesi'nin kararı uyarınca, 1988 yılında taşra örgütü
bulunduğu halde yalnız Genel Merkez hesabını Anayasa Mahkemesi'ne gönderdiği,
iki kez süre verilerek istenmesine karşın taşra örgütü hakkında gerekli
bilgileri ve örgüt kurulan iller kesinhesap çizelgeleri ile birleştirilmiş
kesinhesap çizelgelerini vermediği için, Cumhuriyet Başsavcılığı'nca gerekli
duyuru yapılmıştır. Gerekli işlemlerin yerine getirilmemesi üzerine, Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığı'nın istemi üzerine Anayasa Mahkemesi'nce Yeşiller
Partisi hakkında 2820 sayılı Yasa'nın 104. maddesi uyarınca ihtar kararı
verilmiştir.
İhtar
kararının tebliğinden başlayarak altı aylık sürenin geçmesine karşın gerekli
düzeltmelerin yapılmaması üzerine de, Cumhuriyet Başsavcılığı'nca Anayasa
Mahkemesi'ne Yeşiller Partisi'nin kapatılması için dava açılmıştır.
Görüldüğü
gibi davalı siyasî Parti yetkilileri, Siyasî Partiler Yasası'nın 73. ve 74.
maddeleri uyarınca Yasa'nın kendilerine yüklediği yükümlülükleri ve yapmaları
gereken işleri yapmamış ve aynı Yasa'nın 104. maddesine göre de partilerine
ihtarda bulunulmasına neden olmuşlardır.
İhtar
kararına karşın Yasa'nın ilgili kurallarının gereğini yerine getirmeyen
Yeşiller Partisi yetkilileri, savunma yazılarında ve sözlü açıklamalarında da
konuya açıklık getirememiş ve yasal süresi içerisinde istenilen bilgileri ve
belgeleri, gerçeği yansıtır bir biçimde ve eksiksiz olarak Anayasa Mahkemesi'ne
verdiklerini söyleyememişlerdir. Üstelik davalı Parti'nin ön savunmasında,
Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu tarafından bu iş için kurulan komisyon
üyelerinin, "hukukî sorumluluğu büyük olan bu vazifeyi istesek de yerine
getiremiyebiliriz. Çünkü karşımızda duyarsız kalan il ve ilçelerle, adresleri
tesbit edilemeyen ilçeler bulunmaktadır." diyerek istifalarını Genel
Başkana verdikleri anlatılarak, Parti'nin içine düştüğü durum açıklıkla dile
getirilmiş, dava nedeni dolaylı biçimde doğrulanmıştır.
Kuşkusuz,
Anayasa'nın 10. maddesindeki eşitlik ilkesi gözardı edilerek kimi partiler için
şöyle, kimi partiler için böyle karar verilmesi olanak dışı olduğu gibi, Siyasî
Parti Genel Başkanı'nın sözlü açıklamalarında ileri sürüldüğü biçimde, davaya
bir jüri gibi bakarak Yasa'nın kimi kurallarını uygulayıp, kimi kurallarını
uygulamamak ve buna göre karar vermek de olanaksızdır.
Demokratik
siyasal yaşamın vazgeçilmez öğeleri olarak kabul edilen siyasî partilerin,
Anayasa'da kendilerine verilen bu değere uygun olarak, görevlerini de Siyasî
Partiler Yasası'na uygun ve eksiksiz olarak yerine getirmeleri gerekir. Davalı
Parti bu yükümlülüğe uymamıştır ve bunda direnmiştir. Yasal zorunluluklara ve
koşullara uymamanın doğal sonucunu yine yasal yaptırım ortaya koyar.
Bu
nedenlerle, 2820 sayılı Siyasî Partiler Yasası'nın 73. ve 74. maddeleri ile
Anayasa Mahkemesi'nin 15.10.1991 günlü, Esas 1991/5 (Siyasî Parti-İhtar), Karar
1991/6 sayılı ihtar kararına karşın 1988 yılı kesinhesabını vermeyen Yeşiller
Partisi'nin anılan Yasa'nın 104. maddesi gereğince kapatılması gerekir.
Güven
DİNÇER bu görüşe katılmamıştır.
VIII-
SONUÇ
Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 7.12.1992 günlü, SP.24.Hz.1991/83 sayılı
İddianamesi'yle, Yeşiller Partisi'nin 2820 sayılı Siyasî Partiler Yasası'nın
104. maddesi gereğince kapatılmasına karar verilmesi istenilmekle gereği
görülüşüp düşünüldü:
1.
2820 sayılı Siyasî Partiler Yasası'nın 73. ve 74. maddeleri ile Anayasa
Mahkemesi'nin 15.10.1991 günlü, E.1991/5 (Siyasî Parti-İhtar), K.1991/6 sayılı
ihtar kararına karşın 1988 yılı kesinhesabını vermeyen Yeşiller Partisi'nin
anılan Yasa'nın 104. maddesi gereğince KAPATILMASINA, Güven DİNÇER'in karşıoyu
ve OYÇOKLUĞUYLA,
2.
Davalı Parti'nin tüm mallarının 2820 sayılı Yasa'nın 107. maddesi uyarınca
Hazine'ye geçmesine, OYBİRLİĞİYLE,
3.
Gereğinin yerine getirilmesi için karar örneğinin, 2820 sayılı Yasa'nın 107.
maddesine göre Başbakanlığa ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na
gönderilmesine, OYBİRLİĞİYLE,
10.2.1994
gününde karar verildi.
|
Başkan
Yekta Güngör
ÖZDEN
|
Başkanvekili
Güven DİNÇER
|
Üye
İhsan PEKEL
|
|
|
Üye
Selçuk TÜZÜN
|
Üye
Ahmet N.SEZER
|
Üye
Haşim KILIÇ
|
|
|
Üye
Yalçın ACARGÜN
|
Üye
Mustafa BUMİN
|
Üye
Sacit ADALI
|
|
|
Üye
Ali HÜNER
|
Üye
Lütfi F.
TUNCEL
|
|
|
|
|
|
KARŞIOY
YAZISI
Esas
Sayısı : 1992/2 (Siyasî Parti-Kapatma)
Karar
Sayısı : 1994/1
Siyasî
Partilere yönelik kurallar Anayasa'nın "Siyasî Haklar ve Ödevler"le
ilgili Dördüncü Bölümünde yer alan 68. ve 69. madde lerde düzenlenmiştir.
Siyasî
Partilerin düzenlendiği 68. ve 69. maddeler, bu maddelerin Anayasa'da yer
aldığı bölüm ve özellikle 68. maddenin ikinci fıkrasında yer alan (Siyasî
partiler demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır.) kuralı, siyasî
partilerin Anayasa'da "anayasal bir kurum" olarak benimsendiğini ve
düzenlediğini göstermektedir.
Anayasal
müesseseler hakkında uygulanacak yaptırımlar ancak anayasalarda düzenlenebilir
ve yer alabilir. Başka bir deyişle siyasî partilerin varlığı ve sona ermesi ile
ilgili kurallar "Anayasal alan" içindedir.
Anayasa'da
kapatma nedeni olabilecek temel kurallar 69. maddenin birinci ve dokuzuncu
fıkralarında düzenlenmiştir. Bu kurallara göre; siyasî partiler tüzük ve
programları dışında faaliyette bulunamazlar, Anayasa'nın 14. maddesindeki
sınırlamalar dışına çıkamazlar, yabancı devletlerden, uluslararası
kuruluşlardan, yabancı ülkelerdeki dernek ve gruplardan herhangi bir suretle
aynî ve nakdî yardım alamazlar ve bunlardan emir alamazlar ve bunların
Türkiye'nin bağımsızlığı ve ülke bütünlüğü alehindeki karar ve faaliyetlerine
katılamazlar. Bu hükümlere aykırı hareket eden siyasî partiler temelli
kapatılırlar.
Siyasî
partilerin tüzük ve programlarının yapısı ise Anayasa'nın 68. maddesinin
dördüncü ve beşinci fıkralarında belirlenmiştir. Buna göre;
"Siyasî
partilerin tüzük ve programları, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez
bütünlüğüne, insan haklarına, millet egemenliğine, demokratik ve lâik
Cumhuriyet ilkelerine aykırı olamaz."
"Sınıf
veya zümre egemenliğini veya herhangi bir diktatörlüğü savunmayı ve
yerleştirmeyi amaçlayan siyasî partiler kurulamaz."
Siyasî
partilerin kapatılma nedenleri Anayasa'nın 14., 68/3,4 ve 69/1,9 maddelerindeki
kurallarla sınırlıdır. Ancak, bu kurallara aykırılık siyasî partilerin
kapatılmasına neden olur.
Siyasî
partilerle ilgili olarak yapılan ayrıntılı anayasal düzenlemeye göre
teşkilatlanma ve malî yönetimle ilgili olarak çeşitli yasaları ihlal ve ihmal
eden durumlar siyasî partilerin kapatılmasını değil bunlara başka müeyyideler
uygulanmasını gerektirir. Bir teşkilatlanma, yönetim ve muhasebe hatası ve
noksanı yüzünden bir siyasî parti kapatılamaz. Çünkü siyasî parti kapatma
nedenleri Anayasa'da, sayılarak belirlenmiştir. Bu kapatma nedenlerine ek
nedenler yasalarla Anayasa'ya eklenemez.
Siyasî
partilerin kapatılmasıyla ilgili olarak yasalarla yapılan ek düzenlemeler
Anayasa'nın ilgili kuralları ile çelişki ve aykırılık doğurduğu taktirde
Anayasa Mahkemesi yerine göre Anayasa'ya uygunluk denetimi yoluyla bu kuralları
iptal ederek veya bu kuralları ihmal ederek Anayasa kurallarına göre hüküm
tesis etmek zorundadır.
Olayda
Siyasî Partiler Yasası ile klasik bir Anayasa'ya aykırılıkla karşı karşıya
değiliz. Yalnız Anayasa ile düzenlenebilecek bir alana Anayasa'nın 68 ve 69.
maddelerine adeta Siyasî Partiler Yasası ile ilaveler yapılmıştır. Siyasî
Partiler Yasası ile konulan ve parti hesaplarına dayanan siyasî parti kapatma
müeyyidesinin olayda uygulanmayarak yalnızca Anayasa'nın 68. ve 69. maddelerin
uygulanması gerekir. Yeşiller Partisi, Anayasa'nın 14., 68. ve 69. maddelerine
aykırı bir davranışta bulunmadığından kapatılmaz.
Bu
nedenlerle kapatma kararına karşıyım.
|
|
|
|
|
Güven DİNÇER
Başkanvekili
|