logo
Siyasi Parti Kapatma, İhtar , Mali Denetim ve Değişik İşler Kullanıcı Kılavuzu

(AYM, E.1983/1, K.1983/1, 25/08/1983, § …)
   
Kararlar Bilgi Bankasında yayınlanan karar metni
editöryal düzeltmelere tabi tutulmuş olabilir.

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

 

Esas Sayısı:1983/1 (Parti Kapatma)

Karar Sayısı:1983/1

Karar Günü:25.8.1983

R.G. Tarih-Sayı:23.06.1984-18440

 

Davayı Açan : Cumhuriyet Başsavcılığı

Davalı : Yüce Görev Partisi

I- Davanın Konusu : Yüce Görev Partisi'nin dağılma durumunun saptanması ve kapatılmasına karar veri1mesi.

II-Cumhuriyet Başsavcılığının İddianamesi :

Cumhuriyet Başsavcılığının, 1.7.I983 gününde Anayasa Mahkemesi kaydına geçen 30.6.1983 günlü, S.P/6-61 sayılı iddianamesi şöyledir:

"2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 8. maddesinde öngörülen belgeleri İçişleri Bakanlığına veren Yüce Görev Partisi 6.6.1983 tarihinde tüzel kişilik kazanmış ve Geçici 5. maddesindeki süre içinde de Merkez Organlarını oluşturarak Başsavcılığımıza bildirmiştir.

Milli Güvenlik Konseyi, 24.6.1983 gün ve 86 sayılı kararı ile Siyasi Partiler Kanunu'nun Geçici 4. maddesindeki yetkisine dayanarak 71 kurucu üyeden altmışikisinin kurucu üye olmasını uygun bulmamıştır.

Milli Güvenlik Konseyi'nin sözü edilen kararı aynı gün Yüce Görev Partisi Genel Sekreteri Zafer Tunçalp'a tebliğ olunmuştur.

Her ne kadar Zaifer Tunçalp alındı belgesine, tebellüğden önce istifa etmiş olduğu kaydını koymuş ise de, tebliğin parti binası içerisinde ve makamında adı geçene yapılmış olması karşısında bu tebligatın geçerli bulunduğu sonucuna varılmıştır.

Kaldı ki, İçişleri Bakanlığının 27 Haziran 1983 tarihli yazısında söz konusu Siyasi Partide (Milli Güvenlik Konseyi'nce uygun görünmeyen 62 kişiyle istifa edenler dışında yalnızca bir kurucu üyenin kaldığı) bildirilmiştir. Bu yazıya ekli tutanak ömeğinden keyfiyetin Parti Sekreteri Hülya Kanatlı'ya da duyurulduğu anlaşılmaktadır.

Esasen 62 Kurucunun Milli Güvenlik Konseyi'nce uygun bulunmadığı ve bu konudaki kararın partiye aynı gün duyurulmuş olduğu ertesi günü yayınlanan bütün günlük gazetelerle de kamuoyuna açıklanmıştır. Bu nedenlerden ötürü 86 sayılı kararın Yüce Görev Partisi'ne tebliğ edildiği kabul edilmiştir.

Siyasi Partiler Kanunu'nun Geçici 4 üncü maddesinin son fıkrasında (tebliğ tarihinden itibaren 5 gün içinde Milli Güvenlik Konseyi'nin kararını yerine getirmeyen siyasi partiler hakkında Cumhuriyet Başsavcılığınca Anayasa Mahkemesine kapatma davası açılır) denilmekte olmasına rağmen Yüce Görev Partisi öngörülen bu yasal süre içerisinde kanunun anılan hükmü gereğini yerine getirmemiştir.

Siyasi Partiler Kanunu'nun (121 inci) maddesine göre Medenî Kanun ve Demekler Kanunu'nun bu kanuna aykırı olmayan hükümleri siyasi partiler hakkında da uygulanır.

Medenî Kanun'un 70. maddesinde (İdare Heyetinin nizamnameye tevfikan teşkiline imkan kalmadığı takdirde cemiyet kendiliğinden münfesih olur) denildiği gibi, 1630 sayılı Demekler Kanunu'nun 44. maddesinde de (Yönetim Kurulunun tüzük gereğince kurulmasına imkan kalmadığı halde de demek infisah eder) denilmiştir.

71 kurucu üyesinden 62'si Milli Güvenlik Konseyi'nce uygun bulunmayan, bunlar ve geriye kalan diğerleri de istifa eden Yüce Görev Partisi'nde merkez organlarının teşkiline imkân kalmamıştır.

Esasen Siyasi Partiler Kanunu'nun 8. maddesine göre bir siyasi parti en az 30 kurucu üye tarafından kurulabilir. Üyelerinin tamamının ayrılması yüzünden Yüce Görev Partisi'nde kurucu üye de bulunmadığından parti kendiliğinden sona ermiş durumdadır.

Bu itibarla Yüce Görev Partisi'nin (dağılma durumunun saptanması) gerekmektedir.

Siyasi Partiler Kanunu'nda görevli mahkemenin (Anayasa Mahkemesi) olduğu belirlendiğinden siyasi partiler hakkındaki kararların ancak Yüksek Mahkemece ittihaz olunacağı kanısındayız.

Açıklanan nedenlerle Siyasi Partiler Kanunu'nun Geçici 4 ve 5 inci maddeleriyle 121 inci maddesi delaletiyle Medenî Kanun 70, Demekler Kanunu'nun 44 üncü maddeleri hükümleri gereğince Yüce Görev Partisi'nin, dağılma durumunun saptanmasına ve kapatılmasına karar verilmesi Siyasi Partiler Kanunu'nun 107. maddesi hükmünün de gözönüne alınması arz ve talep olunur."

III- İNCELEME :

Dosya içindeki bütün kağıtlar, Anayasanın ve 22.4.1983 günlü, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun konuya ilişkin hükümleri, davayı ilgilendirebilecek öteki metinler okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü :

1- Maddi Olgular :

A) Baha Vefa Karatay 6.6.1983 gününde Yüce Görev Partisi'nin kuruluş bildiri ve belgelerini İçişleri Bakanlığı'na vermiştir. 22.4.1983 günlü, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 8. maddesi uyarınca Parti, bu işlemin yapıldığı anda tüzel kişilik kazanmıştır.

Parti kurucuları, 7.6.1983 gününde toplanarak Merkez Organlarını seçmiştir. Baha Vefa Karatay genel başkanlığa getirilmiş ve 21 üyeden oluşan Merkez Karar ve Yönetim Kurulu ile 7 üyeden oluşan Merkez Disiplin Kurulu teşkil edilmiştir. Aynı gün, Merkez Karar ve Yönetim Kurulu da, kendi üyeleri arasından Genel Başkan Yardımcılarını, Genel Sekreteri ve Genel Muhasibi seçmiştir.

Parti Genel Başkanlığı, 10.6.1983 günlü yazılarla merkez organlarını oluşturan üyelerin isimlerini İçişleri Bakanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılığına bildirmiştir. Böylece, Siyasi Partiler Kanunu'nun Geçici 5. maddesinin (a) bendinde öngörülen koşullar yerine getirilmiştir.

B) Milli Güvenlik Konseyi, Sîyasi Partiler Kanunu'nun Geçici 4. maddesine dayanarak, 24.6.1983 günlü, 86 sayılı kararla, 62 kişinin parti kurucusu olmalarını uygun bulmamıştır. Milli Güvenlik Konseyi Genel Sekreterliği, aynı gün bu kararı İçişleri Bakanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılığına göndermiştir.

Cumhuriyet Başsavcılığı, 24.6.1983 günlü, SP-6/51 sayılı yazı ekinde Milli Güvenlik Konseyi'nin anılan kararını tebliğ için Parti Genel Başkanlığına göndererek Siyasi Partiler Kanunu'nun Geçici 4. maddesinin son fıkrası uyarınca beş gün içinde gereğinin yerine getirilmesini istemiştir. Aynı gün saat 16.40 da Parti Genel Sekreteri Zafer Tunçalp, "tebliğde adı geçen üyeler ve ben bugün saat 11.00 de basına yapılan açıklamada istifa etmiş durumda olduğunuz kaydıyla alınmıştır" biçimindeki bir notu "alındı belgesi" ne yazmak suretiyle Cumhuriyet Başsavcılığının yazısı ve eki veto kararını teslim almıştır.

Öte yandan, İçişleri Bakanlığı da, veto kararını Partiye tebliğ etmek istemişse de bir sonuç alamamıştır. Gerçekten, Parti Genel Merkezinde Emniyet Amiri İsmet Sezer, Komiser Yardımcısı Ömer Öztürk ve Parti Sekreteri Hülya Kanatlı tarafından konuyla ilgili olarak düzenlenen tutanakta :

"Milli Güvenlik Konseyi'nin (86) sayılı kararını tebliğ için Yüce Görev Partisi'ne gelindi. Kendisini sekreter olarak tanıtan Hülya Kanatlı kendisinin yetkili olmadığını beyan ederek tebligatı kabul etmedi ve dolayısıyla da Milli Güvenlik Konseyi'nin (86) sayılı kararı teslim edilemediğinden işbu tutanak tarafımızdan tanzim edilerek imza edildi. 24.6.1983 Saat: 19.15" denilmektedir.

C) Milli Güvenlik Konseyi'nce 86 sayılı veto kararının alındığı 24.6.1983 gününde Yüce Görev Partisi Genel Başkanı Baha Vefa Karatay İçişleri Bakanlığına ayrı ayrı iki yazı göndererek, Parti kurucularından kendisi dahil 53 kişinin istifa ettiğini bildirmiştir. Bu yazılardan birinde, "Bu sabah (24 Haziran 1983) saat 10,45'e kadar Yüce Görev Partisi kurucularından istifa suretiyle 52 üye ayrılmıştır. Saat 11.00'de yaptığım basın toplantısı ile ben de Genel Başkanlıktan ve parti üyeliğinden istifa ettiğimi açıklamış bulunuyorum. 71 kurucu üyeden ancak 18 kişi henüz kesin kararlarını bildirememişlerdir. Keyfiyeti bilgilerinize ve gereğini takdirlerinize arzederim." denilmiş, diğerinde istifa edenlerin ad ve soyadları açıklanmıştır.

İçişleri Bakanlığının, bu gelişmelerden Cumhuriyet Başsavcılığına bilgi verdiği 27.6.1983 günlü yazıda, "...Milli Güvenlik Konseyi'nce uygun görülmeyen (62) kişi ile partiden istifa yoluyla ayrılan (53) kişi dışında yalnız bir kurucu üyenin kaldığı" ifade edilmiştir.

İstifa yoluyla ayrılan (53) kişi dışında kaldığı bildirilen kurucu üyenin de, istifa etmiş olduğu dosyadaki kağıtlar arasında bulunan 26.6.1983 tarihli, İzmir'den çekilen telgraftan anlaşılmış; bu istifa Emniyet Müdürlüğünce düzenlenen 6.7.1983 günlü tutanakla da doğrulanmıştır.

2- DEĞERLENDİRME :

A) Esasa girilmeden önce, bir siyasi partinin kendiliğinden münfesih olduğunu, başka deyimle, kendiliğinden dağıldığını tespite yetkili merciin belirlenmesi gerekmektedir. Çünkü, Siyasi Partiler Kanunu, 2. maddesiyle, bu Kanunun kapatılma gibi kapanmayla ilgili hükümleri de kapsadığını açıkladığı halde, 109. maddesi hükmü ayrık olmak üzere, kanuni infisah sebeplerinin oluşmasında siyasi partilerin kendiliğinden münfesih olduğunu saptayacak merci göstermemiştir. Her ne kadar, Siyasi Partiler Kanunu'nun 121. maddesinin yollamada bulunduğu Demekler Kanunu'nun 44. maddesinin son fıkrasında infisah halinin tespitinin demek merkezinin bulunduğu yerin en büyük mülkiye amirinin kararıyla olacağı yazılı ise de 121. maddede, Medeni Kanun ile Demekler Kanunu'nun ve demekler hakkındaki diğer kanunların Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür. O halde söz konusu kanunlardaki hükümlerin uygulanabilmesi için bunların Anayasanın Siyasi Parti1er hakkında öngördüğü ilkelere ve Siyasi Partiler Kanunu'nun hükümlerine ters düşmemesi, onlarla uyuşabilir nitelikte olması gerekmektedir. Siyasi Partilerin Devletin yönetimindeki etkinlikleri ve millî iradenin gerçekleşmesinde başlıca vasıta oluşları ve Anayasanın "Siyasi partiler, demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır" biçimindeki hükmü gözönünde tutulursa böyle bir sınırlamanın getirilmesi de doğaldır : Anayasamızda, Siyasi Partilerin uyacakları esasların yer alması; Anayasa ve kanun hükümlerine uygunluğunun denetlenmesi ve faaliyetlerinin takibi görevinin münhasıran Cumhuriyet Başsavcılığına verilmesi; mali denetim yoluyla gelir kaynakları ve giderleri hakkında Anayasa Mahkemesine hesap vermeleri onların alelâde bir demek olmadıklarını ortaya koymaktadır. Bu önem ve özelliklerinden dolayı siyasi partilere en ileri bir güvence sağlanması amacıyla, genel yargı içinde yer alan bir mahkeme tarafından değil, ancak, Anayasa Mahkemesince kapatılmaları Anayasa'da öngörülmüşken; benzer bîr sonucu meydana getiren tüzel kişiliğinin ortadan kalktığının saptanmasının, en yüksek mülkiye amiri de olsa ve bu işleme karşı yargı yoluna başvurulabilme olanağı da bulunsa, yürütmeye bağlı bir mercie bırakılması, kuşkusuz, ne Anayasa ilkeleri ne de Siyasi Partiler Kanunu'nun kurallarıyla bağdaşabilir.

Bu nedenlerle, Yüce Görev Partisi'nin hukuki varlığının ortadan kalktığının saptanması hakkında, Cumhuriyet Başsavcılığınca açılmış olan bu davanın görülerek karara bağlanması Anayasa Mahkemesinin görevi içindedir.

Mithat Özok bu görüşe katılmamıştır.

B) 71 kurucu üyeden oluşan Yüce Görev Partisi, 22.4.1983 günlü, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 8. maddesinde öngörülen koşulları yerine getirerek, 6.6.1983 gününde tüzel kişilik kazanmıştır.

Milli Güvenlik Konseyi, Siyasi Partiler Kanunu'nun Geçici 4. maddesi gereğince, 24.6.1983 günlü, 86 sayılı kararla, Yüce Görev Partisi'nin 71 kurucu üyesinden 62'sinin parti kurucusu olmalarını uygun bulmamıştır. Milli Güvenlik Konseyi kararının Yüce Görev Partisi'ne tebliğ edilmesinden önce, parti kurucularından Genel Başkan dahil 54 kişinin istifa ederek partiden ayrıldıkları dosyada mevcut belge ve bilgilerden anlaşılmaktadır. Parti Genel Başkanı, 24.6.1983 gününde yaptığı basın toplantısında ve İçişleri Bakanlığına yazdığı yazılarda sözü edilen istifalar hakkında açıklamalarda bulunmuştur.

Üyelerden 54'ünün istifa etmeleri rıedeniy1e, Milli Güvenlik Konseyi'nin 24.6.1983 günlü, 86 sayılı kararı partiye tebliğ edilememiştir. Gerçekten, Cumhuriyet Başsavcılığı, 24.6.1983 günlü, SP-6/51 sayılı yazı ile 86 sayılı kararı Yüce Görev Partisi'ne tebliğ için göndermişse de, Parti Genel Sekreteri, daha önce arkadaşlarıyla birlikte istifa ettiğini belirtmek suretiyle anılan kararı teslim almış ve "alındı belgesi"ne de bu konuda not düşmüştür. Ayrıca, İçişleri Bakanlığınca da tebligatın yapılmadığı düzenlenen tutanaktan anlaşılmaktadır. Bu durumda Milli Güvenlik Konseyi kararının usulüne göre Yüce Görev Partisi'ne tebliğ edilemediği kuşkusuzdur.

71 üyeden 62'sinin Milli Güvenlik Konseyi'nin 24.6.1983 günlü, 86 sayılı kararı ile kurucu olmalarının uygun bulunmaması ve önce 53, daha sonra da bir üyenin partiden istifa etmek suretiyle ayrılmaları sonucu Partinin kurucu üyesi kalmamıştır.

Böyle olunca veto gereğinin parti tarafından yerine getirilmesi olanağı yoktur.

Öte yandan, Yüce Görev Partisi'nin tüm defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemeden, 71 kurucu üye dışında, partiye hiç bir üye kayıt edilmediği de saptanmıştır. Bu durumda kurucular kurulu ile merkez karar ve yönetim kurulunun oluşması olanağı kalmamıştır.

Siyasi Partiler Kanunu'nun 121. maddesinde "Türk Kanunu Medenisi ile Demekler Kanunu"nun ve demekler hakkında uygulanan diğer kanunların bu kanuna aykırı olmayan hükümleri siyasi partiler hakkında da uygulanır" denilmektedir, Medenî Kanun'un 70. ve 1630 sayılı Demekler Kanunu'nun 44. maddelerinde yönetim kurulunun teşkiline imkân kalmayan durumlarda demeğin infisah etmiş sayılacağı öngörülmüştür. Bu kurallara göre Yüce Görev Partisi 24.6.1983 gününde dağılmış duruma düşmüştür.

Yüce Görev Partisi, Cumhuriyet Başsavcılığının kapatma isteğini de içeren 30.6.I983 günlü başvurusundan önce, dağılmış duruna düştüğü için konusu kalmayan kapatma isteminin reddine karar verilmesi gerekir.

Büyük Kongresince alınan karar üzerine kapanan bir siyasi partinin mallarının Hazineye geçeceği Siyasi Partiler Kanunu'nun 110. maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi hükmü gereğidir. Bu hüküm, benzetme yoluyla, kendiliğinden münfesih olan siyasi partilere de uygulanabilecek nitelikte olduğundan Yüce Görev Partisi'nin, varsa, mallarının Hazineye geçirilmesine karar verilmelidir.

H. Semih ÖZMERT, Osman Mikdat KILIÇ, Mithat ÖZOK ve Muammer TURAN bu konuda karar verilmesine gerek bulunmadığını öne sürerek bu görüşe katılmamışlardır.

IV- Sonuç :

1- Anayasa Mahkemesi'ne Cumhuriyet Başsavcılığı'nca açılan kapatma davasındaki iddia kapsamı içinde kalarak Yüce Görev Partisi'nin hukuki varlığının sona erip ermediğini saptayıp karara bağlamanın Anayasa Mahkemesi'nin görevi içinde olduğuna, Mithat Özok'un "Siyasi partilerin hukuki varlıklarının sona erdiği ve münfesih olduklarını incelemek ve saptamak Anayasa Mahkemesi'nin görevi dışında kaldığı" yolundaki karşıoyuyla ve oyçokluğuyla,

2- Yüce Görev Partisi'nin 71 kurucu üye ile kurularak tüzel kişilik kazandığı, bu kurucu üyelerden 62'sinin 22.4.1983 günlü, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun Geçici 4. maddesine dayanılarak alınan 24.6.1983 günlü, 86 sayılı ve Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 24.6.1983 günlü SP 6/51 sayılı yazısı ekinde gönderilerek beş gün içinde gereğinin yerine getirilmesi istenen Milli Güvenlik Konseyi kararıyla uygun bulunmadığı, bu kararın adı geçen siyasi partiye tebliği edilmeden İçişleri Bakanlığına yazılıp Genel Başkanları tarafından imzalanan iki ayrı yazıda "kendisi de dahil olmak üzere 53 Üyenin istifa ettiğinin" bildirildiği, gerek Cumhuriyet Başsavcılığı'nın gerek İçişleri Bakanlığı'nın aynı konuyu içeren yazılarına ekli olan kararın partiye tebliğ edilemediği, sağlanarak dava dosyasına konulan istifa dilekçelerine göre partinin hukuki varlığını sürdürecek ve Milli Güvenlik Konseyi kararını yerine getirecek kurucu üye kalmadığı, incelenen belgelerden anlaşıldığından Yüce Görev Partisi'nin hukuki varlığının sona erdiğine Muammer Turan'ın değişik görüşüyle ve oybirliğiyle,

3- Yukarıda varılan sonuç karşısında, Yüce Görev Partisi'nin kapatılmasına ilişkin istemin reddine, Muammer Turan'ın "bu konuda karar alınmasına yer olmadığı" yolundaki karşıoyuyla ve oyçokluğuyla,

4- Anayasa Mahkemesi'nce alınan karar gereğince, Yüce Görev Partisi'nin varsa mallarının Siyasi Partiler Kanunu7nun 110. maddesi uyarınca Hazineye geçirilmesine H. Semih Özmert, Osman Mikdat Kılıç, Mithat Özok ve Muammer Turan'ın "Bu konuda karar vermeye gerek olmadığı" yolundaki karşıoylarıyla ve oyçokluğuyla,

25.8.1983 gününde karar verildi.

 

Başkan

Ahmet H. BOYACIOĞLU

Başkanvekili

H. Semih ÖZMERT

Üye

Nahit SAÇLIOĞLU

Üye

Hüseyin KARAMÜSTANTİKOĞLU

Üye

Osman Mikdat KILIÇ

Üye

Mithat ÖZOK

Üye

Kenan TERZİOĞLU

Üye

Orhan ONAR

Üye

Selahattin METİN

Üye

Muammer TURAN

Üye

Mehmet ÇINARLI

Üye

Mahmut C. CUHRUK

Üye

Necdet DARICIOĞLU

Üye

Servet TÜZÜN

Üye

Yekta Güngör ÖZDEN

 

 

Karşıoy Yazısı

Esas Sayısı : 1983/1 (Parti Kapatma)

Karar Sayısı : 1983/1

Büyük kongresince alınan karar üzerine kapanan bir siyasi partinin mallarının Hazineye geçeceği Siyasi Partiler Kanunu'nun 110. maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi gereğidir.

Kendiliğinden münfesih olan siyasi partilerin mallarının tabi olacağı rejimle ilgili olarak Siyasi Partiler Kanunu'nda bir hüküm yoktur. Ancak aynı Kanunun 121. maddesine göre Türk Medeni Kanunu ile Dernekler Kanunu'nun ve demekler hakkında uygulanan diğer kanunların Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olmayan hükümleri, siyasi partiler hakkında da uygulanır. Böyle olunca, kendiliğinden münfesih olan siyasi partilerin malları hakkında 4.10.1983 günlü ve 2908 sayılı Dernekler Kanunu'nun kendiliğinden dağılmış sayılmasına karar verilen demeklerin mal, para ve haklarının tasfiyesini düzenleyen 55. maddesi hükmünün uygulanması icap etmektedir.

Dava,Yüce Görev Partisinin dağılma durumunun saptanması ve kapatılmasına karar verilmesi istenmesinden ibaret olup Anayasa Mahkemesi istemle bağlı olduğundan anılan partinin malları hakkında ayrıca bir hüküm ittihazına yer yoktur.

Öte yandan, yukarıda kısaca temas edildiği üzere, münfesih sayılan bir siyasi partinin mallarının tabi olacağı rejim kanun tarafından belirlenmiştir. Bu rejim, bir hüküm verilmeden de kendiliğinden uygulanır.

Bu nedenle Yüce Görev Partisinin malları hakkında, Siyasi Partiler Kanunu'nun 110. maddesinin birinci fıkrası hükmünün uygulanmasına ilişkin çoğunluğun kararına katılmıyoruz.

Başkanvekili

H. Semih ÖZMERT

Üye

Osman Mikdat KILIÇ

 

 

KARŞIOY YAZISI

Esas Sayısı : 1983/1 (Parti Kapatma)

Karar Sayısı : 1983/1

6.6.1983 tarihinde gerekli bildiri ve belgelerini İçişleri Bakanlığına vermek suretiyle 71 kişi ile kurulan ve tüzel kişilik kazanan Yüce Görev Partisine 24.6.1983 tarihine kadar başka üye girmediği ve yazılmadığı; buna mukabil 24.6.l983 günü saat l1.00'e kadar 53 kurucunun istifa ettiği yetkili organ olan başkanın beyan ve bildirisi ile müeyyet ve mevsuktur. Başkan, 53 kişinin istifa ettiğini bildirdiği ve aksini iddia eden de olmadığına göre istifaların Kanuna ve parti tüzüğü hükümlerine göre vukubulduğunu ve tekemmül ettiğini kabul etmek gerekir.

Bu halde de istifalardan geri kalan 18 üye kanunun aradığı 30 kurucudan noksan kaldığından Siyasi Partiler Kanununun 121 inci maddesinin atıfta bulunduğu Türk Kanunu Medenisinin 70 inci; l630 sayılı Dernekler Kanununun 21 ve 44 üncü, 2908 sayılı Dernekler Kanunun da 23 ve 51 inci maddeleri gereğince 24.6.1983 günü saat 11.00 de parti infisah etmiştir (dağılmıştır). Milli Güvenlik Konseyinin 62 kurucuyu veto kararı ise infisahtan sonra (saat 16.45'te) tebliğ edilmek istenmiştir, Dolayısıyla parti ve kurucularına veto müeyyidelerinin uygulanmasına olanak kalmamıştır.

Bu nedenlerle karara karşıyım.

 

 

 

 

Üye

Muammer TURAN

 

 

KARŞIOY YAZISI

Esas Sayısı : 1983/1 (Parti Kapatma)

Karar Sayısı : 1983/1

 Gerek Anayasa ve gerekse 2820 sayılı Kanun, siyasi partilerin kapatılması ile bazı hususlarda denetim yetki ve görevini Anayasa Mahkemesi'ne vermiştir. Anılan 2820 sayılı Kanunun 121 inci maddesi (Türk Kanunu Medenisi ile Dernekler Kanunu ve dernekler hakkında uygulanan diğer kanunların bu kanuna aykırı olmayan hükümleri; siyasi partiler hakkında da uygulanır) şeklinde açık bir hüküm getirmiştir.

 Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, "Yüce Görev Partisi"nin dağılmış olduğunun tespiti yolundaki isteği; anılan 121 inci madde delaletiyle Medeni Kanunun 70 inci maddesi ve Dernekler Kanununun 44 üncü maddesine uygun bir taleptir. Sözü edilen 70 inci madde (Cemiyet, hali acze düşer veya idare heyetini nizamnameye tevfikan teşkiline imkan kalmazsa kendiliğinden münfesih olur) demek suretiyle bihakkın infisah halini belirlemiş ve 1630 sayılı Dernekler Kanununun 44 üncü maddesi ile 2908 sayılı yeni dernekler kanununun 51 inci maddesi de (Dernekler, kuruluş amaç ve şartlarını kaybettiği veya acze düştüğü veya yönetim kurulunun tüzük gereğince kurulmasına imkan kalmadığı...... hallerde kendiliğinden dağılmış sayılır. Kendiliğinden dağılma halinin tespiti dernek merkezinin bulunduğu yerin en büyük mülki amirinin kararı ile olur) şeklindeki açık hükümle bir derneğin kendiliğinden dağılmış olduğunun tespitine karar verecek yetkili ve görevli merci'i tespit ve tayin etmiştir. Kanun koyucu bu gibi gerçekleşen bir halin tespitini Mahkeme önüne getirmek istememiştir. Siyasi Partiler Kanununa aykırı olmayan bu hükme göre; "Yüce Görev Partisi"nin kendiliğinden dağılmış olduğunun tespitine parti merkezinin bulunduğu Ankara'daki en büyük mülki amir olan İçişleri Bakanı yetkili ve görevlidir. Bu nedenle "Yüce Görev Partisi"nin kendiliğinden dağılmış olduğunun tespitine mahkememiz yetkili ve görevli olmadığı görüşünde olduğumu için, çoğunluğun görüşüne muhalifim.

 

 

 

 

Üye

Mithat ÖZOK

 

 

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ

Karar No 1983/1
Esas No 1983/1
Karar Tarihi 25/08/1983
Künye (AYM, E.1983/1, K.1983/1, 25/08/1983, § …)    
Karar Türü (Dosya Sonucu) Kapatılma isteminin reddine
Karar Türü Siyasi Parti Kapatma
Davacı - Davalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı - Yüce Görev Partisi
Resmi Gazete 23/06/1984 - 18440
Karşı Oy Var
Üyeler Ahmet Hamdi BOYACIOĞLU
H.Semih ÖZMERT
Nahit SAÇLIOĞLU
Hüseyin KARAMUSTANTİKOĞLU
Osman Mikdat KILIÇ
Mithat ÖZOK
Kenan TERZİOĞLU
Orhan ONAR
Selahattin METİN
Muammer TURAN
Mehmet ÇINARLI
Mahmut Celalettin CUHRUK
Necdet DARICIOĞLU
Servet TÜZÜN
Yekta Güngör ÖZDEN
Raportör Yok

T.C. Anayasa Mahkemesi